Vücutta önemli görevleri bulunan bir antioksidan çeşididir. Yiyeceklerden alınabilen glutatyonun eksikliği bazı hastalıklara sebep olabilir. Bu sebeple kliniğimizde serum takviyesi olarak glutatyon tedavisi yapılır.

Besin yoluyla vücuda alınan glutatyon antioksidanı vücutta yetersiz kalabildiğinden, serum yoluyla takviyesi sağlanır. Doğrudan kana karışan serum uygulamasına glutatyon tedavisi denir. Kişinin ihtiyacına yönelik bir değerlendirme yapılarak tedaviye karar verilir. 10-15 dakikalık bir uygulama süresi içinde, vücuda damar yoluyla serum verilmesi sağlanır.

Ortalama 6 seans uygulama gerekebilir. Bu seanslar haftada 1-2 şeklinde düzenlenir. Tüm seanslar bittikten bir süre sonra kişi tekrar talep ederse glutatyon tedavisi yaptırabilir.  Seanslar en fazla 15 dakika sürer.

Tedavi, vücudun daha sağlıklı ve dinç olması için uygulanır. Yaş almayla birlikte gelen halsizlik ve güçsüzlük şikâyetlerinde kullanılır.

Periferik Arter hastalığında etkilidir. Dolaşım bozukluklarının, metabolizmayla ilgili hastalıkların giderilmesini sağlar, vücutta biriken ağır metallerin atılmasını sağlar.

Bağışıklık sisteminde yaşanan zayıflık sebebiyle vücutta birçok hastalık görülebilir. Bu sebeple glutatyon, bağışıklık sisteminin güçlenmesine yardımcı olur.

Karaciğer yağlanmasında, hücreleri yenileyerek etki eder, hasarları giderir.

Glutatyon serum içeriği Glutamin, Glisin ve Sistein aminoasitlerinden oluşur.

Yiyecekler yardımıyla vücuttaki glutatyon seviyeleri desteklenebilir. Glutatyon yükseltmeye yardımcı sülfür, sistein, C vitamini, selenyum bazı yiyeceklerden alınabilir. Bunlar kırmızı et, beyaz et, lahana, brokoli, karnabahar, soğan ve sarımsak gibi yiyeceklerdir. Damardan alınan glutatyonun etkileri çok daha güçlüdür ve vücut için gerekli seviyelere yükselmesinde etkilidir.

Tükettiğimiz birçok besinle birlikte glutatyon alımı sağlanır, ancak yiyeceklerden alınan glutatyon miktarı düşüktür. Bu sebeple, damar yoluyla doğrudan takviyesi önemlidir. Hızlıca kana karışması, etkilerinin daha çabuk görülmesini sağlar.

Vücutta glutatyon üretiminin artması için günlük yaşamda tükettiğimiz doğal içerikli bazı gıdalar etkilidir. Sürekli tüketilen birçok sebze, meyve, kükürt içeren besinler glutatyon üretimini destekler. Glutatyonu destekleyen besinlerden bazıları; soğan, sarımsak, kabak, havuç, lahana, enginar, brokoli, zerdeçal, kuşkonmaz, ceviz, badem.

Kan dolaşımına bir miktar ozon molekülü ve oksijen karışımı verilerek vücut sistemlerinin olumlu yönde etkilenmesini sağlayan bir tedavi yöntemidir. Ozon terapi veya tedavisi diye adlandırılır. Maksimum yüzde 5 ozon, yüzde 95 oksijen kullanılır.

Farklı uygulama şekilleri vardır. Damar içine, kas veya eklem içine, vücut boşluklarına enjekte edilebilir. Majör ve minör yöntemleri vardır.

Birçok hastalığın tedavisinde kullanılan bir yöntemdir. Destekleyici bir tedavidir.  Akciğer ve karaciğer hastalıklarında, diyabet tedavisinde, kanser tedavisinde, böbrek ve bağırsak hastalıklarında, ortopedik sorunlarda ve fizik tedavide, alerji ve astımda, diş ve diş eti problemlerinde, deri hastalıklarında, cinsel sorunların tedavisinde ozon tedavisinin desteği alınabilir.

Destek bir tedavi yöntemidir ve birçok konuda etki gösterebilir. Başlıca yararları:

  • Hücrelerdeki kan dolaşımını arttırır.
  • Bağışıklık sistemini güçlendirir ve hastalıklara karşı daha dirençli olmanızı sağlar.
  • Daha sağlıklı ve gençleşmiş cilt dokuları, ozon sayesinde elde edilir.
  • Kanı temizler, damarları yeniler, tansiyonu ve kolesterolü düzenler.
  • Eklem ve kas rahatsızlıklarını giderir.
  • Psikoloji üzerinde olumlu etkileri görülür.
  • Beyin fonksiyonlarını ve hafızayı güçlendirme etkisi vardır.
  • Stres hormonu seviyelerini dengeler.

Bağışıklık sistemini güçlendirmek isteyenlere veya diğer sağlık problemlerine destek bir tedavi yöntemi talep edenlere uygulanır. Ozona alerjisi olmayan, ciddi kansızlık hastalığı bulunmayan ve tiroid problemi bulunmayan herkese yapılabilir.

Bu tedavi yöntemi her yaş grubundan insana uygulanabilir. Hangi sebeple uygulandığına bağlı olarak yaş faktörü de değişkenlik gösteriyor. Yaşlanma karşıtı etkiler sebebiyle yaptırılıyorsa çoğunlukla 35 yaş üstü kişilerin tercihi haline geliyor. Bunun dışında, çocuklara bile uygulanabildiği durumlar olabiliyor.

Ozon terapisi, cildi yenileyerek düzenler ve dokular üzerinde gençleştirici etkiler yapar. Dokuların oksijen kullanımını arttırarak bu etkiye sahip olur. Daha parlak, temiz ve genç dokulara sahip bir cildiniz olur.

Enjeksiyon yöntemiyle uygulanan ozonun en az 5 seans ve daha fazla uygulanması gereklidir. Aksi takdirde etkileri görülmez. 10-15 seans tavsiye edilir. Seanslar haftada ortalama 2 kere olacak şekilde düzenlenebilir.

Ozon gazı solunmaması gereken bir maddedir. Solunum yoluyla boğazı ve akciğeri tahriş etme ihtimali vardır. Solunmadığı sürece sağlığa zararı bulunmaz. Enjeksiyon yöntemiyle vücuda verilen ozon karışımı, yüzde 5 ozon ve yüzde 95 oksijen içerdiğinden zarar vermeyecek düzeydedir. Aksine, bu şekilde uygulandığında birçok yararı vardır.

Glutatyon tedavisinde, vücudun ihtiyacı olan glutatyon antioksidanı bir serum yardımıyla vücuda kazandırılır. Ozon terapisinde ise kişiden alınan bir miktar kan ozon ve oksijen karışımıyla zenginleştirilerek kişiye verilir ve hücrelerin beslenmesi sağlanır.

Üste Çık
SİZİ ARAYALIM